Connect with us

Beslenme & Diyet

Kafein Nedir ve Sağlık İçin İyi mi, Kötü mü? (1)

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Kafein, uyku ve anksiyete üzerindeki olumsuz etkilerinden dolayı sıklıkla bahsedilir. Bununla birlikte, araştırmalar ayrıca çeşitli sağlık yararları olduğunu da bildirmektedir. Bu makale, kafein ve sağlığınız hakkındaki en son araştırmaları incelemektedir.

Kafein nedir?

Kafein, en yaygın olarak çay, kahve ve kakao bitkilerinde bulunan doğal bir uyarıcıdır.

Beyni ve merkezi sinir sistemini uyararak çalışır, uyanık kalmanıza ve yorgunluğun başlamasını önlemenize yardımcı olur.

Tarihçiler ilk demlenmiş çayı MÖ 2737’ye kadar.

Kahvenin, keçilerine verdiği ekstra enerjiyi fark eden Etiyopyalı bir çoban tarafından yıllar sonra keşfedildiği bildirildi.

Kafeinli alkolsüz içecekler 1800’lerin sonlarında piyasaya çıktı ve bunu kısa süre sonra enerji içecekleri izledi.

Günümüzde dünya nüfusunun yüzde 80’i her gün kafeinli ürün tüketmektedir ve bu sayı Kuzey Amerika’daki yetişkinler için yüzde 90’a kadar çıkmaktadır.

Kafein, dünya çapında yaygın olarak tüketilen doğal bir uyarıcıdır. Uyanık kalmanıza yardımcı olur ve yorgunluğu önleyebilir.

Nasıl çalışır

Kafein tüketildikten sonra bağırsaktan hızla kan dolaşımına emilir.

Oradan karaciğere gider ve çeşitli organların işlevini etkileyebilecek bileşiklere ayrılır.

Bununla birlikte, kafeinin ana etkisi beyin üzerinedir.

Beyni rahatlatan ve sizi yorgun hissettiren bir nörotransmiter olan adenozinin etkilerini bloke ederek işlev görür.

Normalde, adenozin seviyeleri gün içinde birikerek sizi giderek daha fazla yorar ve uyumak istemenize neden olur.

Kafein, beyindeki adenosin reseptörlerine onları aktive etmeden bağlanarak uyanık kalmanıza yardımcı olur. Bu, adenozinin etkilerini bloke ederek yorgunluğun azalmasına neden olur.

Ayrıca kandaki adrenalin seviyelerini artırabilir ve nörotransmiterler dopamin ve norepinefrinin beyin aktivitesini artırabilir.

Bu kombinasyon beyni daha da uyarır ve uyarılma, uyanıklık ve odaklanma durumunu teşvik eder. Beyninizi etkilediği için kafein genellikle psikoaktif bir ilaç olarak adlandırılır.

Ek olarak, kafein etkilerini hızlı bir şekilde gösterme eğilimindedir.

Örneğin, bir fincan kahvede bulunan miktarın kan dolaşımına ulaşması 20 dakika kadar kısa bir sürede ve tam etkinliğe ulaşması yaklaşık 1 saat sürebilir.

Kafeinin esas etkisi beyindir. Nörotransmiter adenozinin etkilerini bloke ederek beyni uyarır.

Hangi yiyecek ve içecekler kafein içerir?

Kafein, bazı bitkilerin tohumlarında, yemişlerinde veya yapraklarında doğal olarak bulunur.

Bu doğal kaynaklar daha sonra hasat edilir ve kafeinli yiyecek ve içecek üretmek için işlenir.

Bazı popüler içeceklerin servis edilen 8 ons (240 mL) başına beklenen kafein miktarları aşağıda verilmiştir:

Espresso: 240–720 mg

Kahve: 102–200 mg

Yerba mate: 65–130 mg

Enerji içecekleri: 50–160 mg

Demlenmiş çay: 40–120 mg

Alkolsüz içecekler: 20–40 mg

Kafeinsiz kahve: 3-12 mg

Kakao içeceği: 2–7 mg

Çikolatalı süt: 2–7 mg

Bazı yiyecekler ayrıca kafein içerir. Örneğin 28 gram sütlü çikolata 1–15 mg içerirken 1 ons (yaklaşık 28.35 gr.) bitter çikolata 5–35 mg içerir.

Ayrıca soğuk algınlığı, alerji ve ağrı kesici ilaçlar gibi reçeteli veya reçetesiz satılan bazı ilaçlarda da kafein bulabilirsiniz. Aynı zamanda kilo kaybı takviyelerinde yaygın bir bileşendir .

Kafein en çok kahve, çay, alkolsüz içecekler, çikolata ve enerji içeceklerinde bulunur.

Beslenme & Diyet

Hamilelikte sağlıklı beslenme ve egzersiz

Hamilelikte sağlıklı beslenme ve güvenli egzersiz yapmak, hem annenin hem de bebeğin sağlıklı gelişimi için büyük önem taşır.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak hizmet veren Op. Dr. Uzay Lebe, hamilelikte sağlıklı beslenme ve egzersizin önemini şu şekilde vurgulamaktadır:

“Hamilelik süresince dengeli ve sağlıklı bir diyet takip etmek, bebeğinizin ihtiyaç duyduğu besinleri almasını sağlar. Bu dönemde özellikle proteinvitamin ve mineral açısından zengin gıdalar tüketmek çok önemlidir. Örneğin, yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve protein kaynakları tercih edilmelidir. Ayrıca, yeterli miktarda su içmek ve kafein tüketimini sınırlamak da gereklidir.”

Dr. Uzay Lebe, hamilelikte güvenli egzersizin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, “Düzenli egzersiz yapmak, hamilelik sürecinde annenin genel sağlığını korumaya yardımcı olur. Özellikle yürüyüş, yüzme ve hamilelik yogası gibi egzersizler, annenin enerji seviyesini artırır ve doğuma hazırlık sürecini kolaylaştırır. Ancak, egzersiz yaparken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır. Örneğin, aşırı zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalı ve egzersiz sırasında vücudu dinlemek önemlidir.” diye sözlerine ekledi.

Hamilelikte kilo kontrolü de büyük önem taşır. Hızlı kilo alımından kaçınmak için porsiyon kontrolü yapmak ve düzenli aralıklarla yemek yemek önemlidir. Doktorunuza danışarak vitamin ve mineral takviyeleri kullanabilirsiniz. Özellikle folik asit, demir ve kalsiyum takviyeleri, bebeğinizin sağlıklı gelişimi için gereklidir.

Hamilelik sürecinde sağlıklı beslenme ve egzersiz yapmanın, hem annenin hem de bebeğin sağlığı için büyük önem taşıdığını belirten Dr. Uzay Lebe, “Bu dönemde doktorunuzun tavsiyelerine uymak ve düzenli kontrollerinizi aksatmamak, sağlıklı bir hamilelik geçirmenizi sağlayacaktır.” dedi.

Op. Dr. Uzay Lebe’nin değerli önerileri, hamilelik sürecinde anne adaylarına rehberlik edecek niteliktedir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz, hamileliğinizi daha rahat ve güvenli geçirmenizi sağlayacaktır. Unutmayın, bu özel dönemde kendinize ve bebeğinize iyi bakmak, gelecekteki sağlıklı yaşamınızın temelini atar.

OKUMAYA DEVAM ET

Beslenme & Diyet

Uzmanından yazlık sağlıklı beslenme önerileri

Öznur Adak yaz aylarında sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek, nasıl beslenmemiz gerektiği hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Diyetisyen Öznur Adak’ın yaz aylarında sağlıklı beslenmeye yönelik bu önerileri, hem genel sağlık hem de yaz dönemindeki özel ihtiyaçlar için önemli ipuçları sundu.

Özellikle artan sıvı ihtiyacımızı karşılamak için bol miktarda su ve sıvı gıda tüketmemiz gerektiğini belirten Diyetisyen Öznur Adak, yaz aylarında yaklaşık 2-2.5 litre sıvı tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, su, süt, ayran, kefir, çay, limonata ve meyve sularının bu ihtiyacı karşılamak için ideal olduğunu söyledi.

Sıcaklarda aşırı terleme sonucu vücuttan sodyum ve potasyum gibi minerallerin kaybedildiğine dikkat çeken Adak, bu durumun halsizlik, nabız zayıflığı, yorgunluk ve dolaşım bozukluğu gibi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Bu kayıpları önlemek için tuzlu ayran ve bol sebze ile meyve tüketilmesi gerektiğini vurguladı.

Asitli ve gazlı içecekler yerine daha sağlıklı alternatifler olan süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları, bitki ve meyve çaylarının tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Yaz aylarında besin zehirlenmeleri ve ishal gibi sorunlardan korunmak adına hijyen kurallarına özen gösterilmesi gerektiğini belirten Adak, yiyeceklerin pişirme ve saklama kurallarına dikkat edilmesini tavsiye etti. Et, süt ve sütlü ürünlerin tüketilmesinde güvenilir yerlerin seçilmesinin önemine dikkat çekti. Vücut savunma sistemini korumak için yoğurt, ayran ve kefir gibi gıdaların günde 2-3 su bardağı kadar tüketilmesini önerdi. Bu gıdaların ishalde de tedavi edici etkileri olduğunu ekledi.

OKUMAYA DEVAM ET

Beslenme & Diyet

Bayramda beslenme hataları yapmayın

Bayramın çeşit çeşit yemeklerin yapıldığı günler olduğunu söyleyen uzmanlar beslenme konusunda dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kurban bayramında sıkça yapılan beslenme hatalarına değindi ve doğru beslenme önerilerini paylaştı.

Keyifli bir bayram geçirmek için bu önerilere kulak verin!

Kurban bayramının, kişiler arası iletişimin yüksek olduğu, birbirinden güzel etli yemekler ile bolca karşılaşılan dönemler olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bayram dönemlerinde özellikle kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, diyabet ve mide hassasiyeti olan bireylerin, beslenme konusunda daha dikkatli olmaları gerekir.” dedi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, Kurban Bayramı’nın daha keyifli ve sağlıklı geçmesi için önerilerini şöyle sıraladı:

Meşrubattan alınan su, vücudun ihtiyacını karşılamaz!

Hava sıcaklıklarının 30 dereceyi bulduğu bu yaz günlerinde özellikle bayramda yolculuk yapacak olanlar için yeterli su tüketiminin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Unutmayın gazozdan, soğuk çaylardan, soğuk kahvelerden aldığınız su, vücudun ihtiyacını karşılamayacaktır. Ayrıca günlük en az 2 litre su tüketmek iştahınızı dengelemenize de yardımcı olacaktır.” dedi.

Eti kurban kesildikten hemen sonra tüketmeyin!

Et, uygun bir lezzet kazanması, sertliğinin geçmesi ve mide-bağırsak sorunlarına yol açmaması için kesimden sonra serin bir ortamda en az 4-5 saat bekletilmeli ve en az 24 saat sonra tüketilmelidir.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, etin bekletilirken poşet içinde tutulmaması gerektiği konusunda uyardı ve mümkünse geniş ve temiz bir kapta yan yana dizilerek soğumasının sağlanması gerektiğini söyledi.

Eğer et hemen tüketilecekse en azından kıyma olarak tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Yiğit, “Kıyma ve iç organlar 1-2 gün, küçük parçalara ayrılmış etler ise en fazla 3-5 gün dolapta saklanabilir. Et derin dondurucuda -18 derecede 4-6 ay süre ile saklanabilir.” şeklinde konuştu.

Eti ısı kaynağına çok yakın pişirmeyin, tabakta sebzelere yer verin

Etin odun ateşi veya mangalda pişirileceği durumlarda ise ısı kaynağı ile arasında en az 15 cm boşluk olması gerektiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Et ısı kaynağına çok yakın piştiğinde PAH dediğimiz kanserojen bileşenler oluşur. Etin yağının ateş kaynağına damlamamasına özen gösterilmelidir.” uyarısında bulundu.

Özellikle kurban bayramında et tüketimi daha yoğun olduğu için zeytinyağlı yemeklerin daha az tüketildiğini de sözlerine ekleyen Yiğit, “Ancak vücudumuzun özellikle de mide ve bağırsaklarımızın yorulmasını istemiyorsak, günün en az 2 öğününde mutlaka sebzelere yer açılmalıdır.” dedi.

Şerbetli tatlıları her gün  tüketmeyin!

Bayramların vazgeçilmezi tatlı tüketimine de değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir tatlı boğazınızı tatlılıktan yakıyorsa içeriğinde mısır şurubu barındırma ihtimali yüksektir. Bu dönemde ev yapımı tatlılar daha sık  tercih edilebilir. Eğer şerbetli tatlı tüketilecekse; yanında ayran bulundurmak porsiyon kontrolü sağlamanıza yardımcı olacaktır. Tatlı tüketiminde miktar ve gün sayısını sınırlamak, kilo kontrolünüzü sağlamanıza da destek olur. Sağlıklı ve Huzurlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle…”

OKUMAYA DEVAM ET

Trendler