Connect with us

Haber

Avrupa’da mikroplastik içeren ürünlerin satışı yasaklandı

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun, mikro plastik içerikli ürünlerin yasaklanmasına ilişkin kararı, bugünden itibaren yürürlüğe girdi. Yasak, diş macunundan, makyaj malzemesine, saç spreyinden, yumuşatıcılara ve oyuncaklara kadar çok sayıda ürünü kapsıyor.

BBC Türkçe’den Yusuf Özkan’ın haberine göre, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun, mikro plastik içerikli ürünlerin yasaklanmasına ilişkin kararı, bugünden itibaren yürürlüğe girdi.

Yasak, diş macunundan, makyaj malzemesine, saç spreyinden, yumuşatıcılara ve oyuncaklara kadar çok sayıda ürünü kapsıyor.

Ancak geçiş süreci nedeniyle bazı ürünler bir süre daha raflarda kalmaya devam edecek.

AB Komisyonu’na göre, plastik kirliliği sadece poşetlerden, tek kullanımlık bardaklardan ve ambalaj malzemelerinden değil, aynı zamanda neredeyse görünmez olan çok küçük parçacıklardan da meydana geliyor.

Biyolojik olarak parçalanamayan ve boyutu 5 milimetreye kadar olan küçük plastik parçacıklar, “mikro plastikler” olarak adlandırılıyor.

Bu parçacıklar içme suyu ve gıdalar başta olmak üzere, günlük yaşamın her alanında insanların karşısına çıkabiliyor.

Mikro plastikler parçalanamadığı için binlerce yıl doğada kalıyor

Avrupa Kimyasallar Ajansı’na göre (ECHA), mikro plastikler piyasada sıklıkla ve kontrolsüz olarak kullanılıyor.

ECHA araştırmasına göre, piyasadaki bazı ürünlere kasıtlı olarak yaklaşık 42 bin ton mikro plastik ekleniyor.

Hollanda öncülüğünde 5 AB üyesi, bu ürünlerin yeterli alternatifi bulunduğunu belirterek, 2104 yılında mikro plastiklerin yasaklanmasını istedi.

Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECHA) da, bilimsel araştırmalar sonucunda yasak önerisini destekledi.

AB Komisyonu, 25 Eylül’de yasak kararını onayladı. Yasak kararı, 15 Ekim 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi.

Hangi ürünler mikro plastik içeriyor?

Mikro plastikler, diş macunu, makyaj malzemesi ve yumuşatıcılar gibi kozmetik ürünler başta olmak üzere çok çeşitli alanda kullanılıyor.

Özellikle çocukların ilgisini çeken parlak simli kozmetik ürünler ile oyuncak ve el işi ürünlerinde de mikro plastikler yer alıyor.

Yapılan araştırmalar, en çok satılan 10 kozmetik markasından 9’unun mikro plastik içerdiğini gösteriyor.

Mikro boncuklar olarak bilinen ve ciltteki ölü deri hücrelerini temizlemek için kullanılan küçük plastik granüller, duş jelleri veya küçük taneli diş macunları da yine mikro plastik içeren ürünler arasında.

Giysiler, spor sahaları için üretilen suni çim, ilaçlar ve tıbbi cihazlar da dahil olmak üzere hayatın her alanında mikro plastiklere rastlamak mümkün.

Mikro plastikler insan sağlığına zararlı mı?

AB Komisyonu’na göre, mikro plastiklerin hem insan sağlığına hem de çevreye zararı var.

Komisyon, özellikle insan sağlığına olumsuz etkilerinden endişe duyulduğu için mikro plastiklerin yasaklandığını belirtiyor.

Araştırmalara göre, mikro plastikler gıda ve içme suları aracılığıyla insan ve hayvanların vücuduna giriyor.

Yine diş macunu ve diğer kozmetik ürünler de, bu parçacıkların insan vücuduna girmesini sağlıyor.

Mikro plastiklerin, bağışıklık sistemi ve üreme konusunda olumsuz etkileri biliniyor.

Avrupa’daki birçok üniversitede, yarım santimden küçük olan mikro plastiklerin hangi aşamada hastalığa yol açtığına ilişkin araştırmalar sürüyor.

Mikro plastiklerin sağlık açısından yarattığı olumsuzlukların boyutu henüz bilinmese de çevre kirliliğine katkıda bulundukları kesin olarak saptandı.

Belçika Radyosu’na konuşan Gent Üniversitesi’nden çevre toksikoloğu Jana Asselman, mikro plastiklerin, zararlı maddeler için bir taşıma faktörü olduğunu vurguluyor:

“Kimyasalları ve bakterileri emiyorlar, daha sonra örneğin bir nehirden denize taşınıyorlar ve bu maddeleri tekrar serbest bırakıyorlar.”

Yasak nasıl uygulanacak?

AB Komisyonu’nun karar uyarınca plastik granül ve parlak simli maddeler gibi ürün halinde ayrı olarak satılan mikro plastikler derhal yasaklanıyor.

Parıltılı plastik içeren kozmetik, oyuncak ve el işi ürünleri, 15 Ekim itibariyle raflardan kaldırılacak.

Çevre dostu alternatif içeren parıltılı ürünler ise, bir süre daha satılmaya devam edecek.

Parıltılı oje gibi bazı kozmetik ürünlerin çevreye mikro plastik salma olasılığının daha düşük olması nedeniyle, üretici firmalara 4 – 12 yıla arasında değişen geçiş süreci verilecek.

Bu süre içerisinde üretici şirketlerin, ürünlerin içeriğini mikro plastikler yerine daha sürdürülebilir alternatiflerle değiştirilmeleri gerekecek.

Yasak kapsamına giren mikro plastiklerin eklendiği diğer ürünler ise kademeli olarak piyasadan çekilecek.

Spor sahaları da, 8 yıl içinde mikro plastik içerikli suni çim ve diğer dolgu malzemelerinin kullanımına son verecek.

Tıbbi nedenlerden dolayı mikro plastik içeren ürünler ile küçük plastik parçacıklar içeren ancak bunları serbest bırakmayan ürünler yasak kararından muaf tutuluyor.

Mikro plastik yasağı ile ne hedefleniyor?

ECHA’ya göre, yeni önlemler, salınan mikro plastik sayısını yaklaşık 500 bin ton oranında azaltacak.

AB Komisyonu, “Sıfır Kirlilik Eylem Planı” uyarınca, 2030 yılına kadar mikro plastik kirliliğini yüzde 30 oranında azaltmayı hedefliyor.

AB’ye göre daha az mikro plastik suyun kalitesini artıracak, insanlara ve çevreye verilen zararı azaltacak.

Haber

Türk hekimlerinden yabancı doktorlara eğitim

Dünyanın dört bir yanından ülkemize gelen üroloji hekimleri, Türk doktorlardan eğitim almaya geldi.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

50 yaş üstü erkeklerde en sık rastlanan ürolojik problem olan iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde dünyadaki en popüler ve en konforlu cerrahi olarak bilinen “Lazer Prostat Enükleasyon Cerrahisi”nin ele alındığı eğitim, detaylı teorik eğitim ve sonrasında canlı cerrahiler eşliğinde pratik eğitim ile tamamlandı. 2 günlük eğitim “Thulium fiber lazer” ve “Holmium lazer” kullanılarak beş hastanın cerrahi tedavisiyle son buldu.

Cezayir, Lübnan, Irak, Hindistan ve İtalya’dan kursa katılan Üroloji uzmanı hekimlerle bu cerrahinin detaylı ele alınmasıyla kursiyerlerin ülkelerinde bu cerrahiyi uygulayabilir hale gelmeleri sağlandı.

Türkiye’nin TEK eğitim merkezi olan Liv Hospital’daki “Ürolojik Lazer Cerrahileri Merkezi”nin kurucuları ve aynı zamanda uluslararası eğitmenleri olan Doç. Dr. Engin Kaya, Doç. Dr. Murat Zor ve Doç. Dr. Sercan Yılmaz şimdiye kadar üç binin üzerinde hastaya lazer teknolojisi ile bu ameliyatı uygulayarak uluslararası düzeyde de söz sahibi oldular.

OKUMAYA DEVAM ET

Haber

Sağlıklı yaşamın kapıları Karahamza Köyü kadınları için aralandı

Türkiye’de emsali olmayan bir inziva merkezi olan Kioo Retreat Center, Kırklareli Karahamza köyünde yaşayan kadınları ağırladı.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Kırklareli’nin merkez ilçesine bağlı Karahamza Köyü‘nde bulunan ve yoganın kalbinin attığı yer olarak bilinen Kioo Retreat Center; daha önce yolları yoga ile kesişmeyen köy sakinlerine, ev sahipliği yaptı.

Kioo Retreat Center tarafından düzenlenen özel bir etkinlik ile köy sakinleri bir araya geldiYoga eğitmeni Çetin Çetintaş ve Serra Sagra yönlendirmesi ile gerçekleşen etkinlikte, köy sakinleri hem yoga yapma fırsatı buldu hem de doğayla iç içe keyifli bir gün geçirdi.

Yoga, her yaştan insanın fiziksel ve ruhsal sağlığını iyileştiriyor!

Etkinlik sonrasında yoga eğitmeni Çetin Çetintaş: ‘Karahamza köyündeki birbirinden güzel komşularımız bugün yogaya başladı. Komşularımız da biz de çok heyecanlı ve mutluyduk. Bedenimize, nefesimize ve zihnimize baktığımız kadar kaliteli bir hayat süreriz. Yeni bir şeye başlamak bazen büyük cesaret gerektiriyor. Onların cesareti bugün bize ilham oldu.” sözleri sosyal medyada binlerce beğeni aldı.

OKUMAYA DEVAM ET

Haber

Aktif kömür bazlı diş macunları dişleri beyazlatmak yerine çürütebilir

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Aktif kömür bazlı (bazı markalar aktif karbon tabirini kullanıyor) diş macunları son dönemin en popüler diş ürünlerinden biri. Ancak bu macunların aslında dişleri beyazlatmadığını, dişlerin aşınması ve çürümesine neden olabileceğini gösteren yeni bir çalışma yayımlandı.

British Dental Journal adlı bilimsel yayında yer alan çalışmaya göre, diş çürüğüyle mücadelede etkin olan florür maddesini içermeyen bu tür ürünlere temkinli yaklaşmak gerekiyor.

Araştırmada 50 kömür bazlı diş macunu incelenip bunların sadece yüzde 8’inin florür içerdiği bulundu.

Öte yandan bu macunlar florür içerse bile içeriğinde bulunan kömürün bu maddeyi etkisiz hale getirebildiği tespit edildi.

İncelenen kömürlü macunların yüzde 50’den fazlası, tedavi edici faydaları bulunduğunu, yüzde 30’uysa dişleri güçlendirdiğini iddia ediyor.

Kömürlü diş macunlarının iddia ettiği diğer faydalar arasındaysa toksinlerden arınma (yüzde 46), antibakteriyel veya antiseptik özellikler (yüzde 44) ve mantar karşıtı bileşikler (yüzde 12) bulunuyor. Ancak araştırmayı yapan uzmanlar, bu iddiaların hiç birinin kanıtlanmadığını söylüyor.

İncelenen diş macunlarının neredeyse tümü diş beyazlatma özelliklerine sahip olduğunu iddia ediyor. Ne var ki çalışmaya göre kömür bazlı macun veya tozlar beyazlatma ve lekeleri gidermek için yeterli miktarda serbest radikaller içermiyor.

Aynı zamanda bu macunlar kömür, ham petrol ve benzinde doğal biçimde oluşan kimyasallar grubu olan kanserojen polyaromatik hidrokarbon ihtiva ettiğinden bazı sağlık risklerine sahip.

İngiliz Diş Beyazlatma Topluluğu üyesi ve çalışmanın başyazarı Dr. Linda Greenwall, tüketicileri kömürlü macunları almadan önce içeriğinde florür olduğundan emin olmalarını istedi. Diş minesini güçlendirmek için kalsiyum ve fosfatın da gerekli olduğunu ekledi. Kömür bazlı diş macunlarının hepsinin aynı olmadığını “bazılarının dişlerde kalıcı hasara neden olabileceğine” dikkati çekti.

İngiliz Diş Beyazlatma Topluluğu’nun bir sözcüsüyse dişlerini beyazlatmak isteyenlerin dişçiye gitmeleri gerektiğini macunların yalnızca dişlerdeki sarı plakları çıkarmaya yardımcı olduğunu dişleri beyazlatmadığını söyledi.

Kaynak: Independent Türkçe

OKUMAYA DEVAM ET

Trendler