Connect with us

Beslenme & Diyet

Tatlandırıcılar hakkındaki gerçekler

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Ksilitol, aspartam, sükraloz – isimleri Uranüs’te bulunan yaşam formlarına uygundur. Ancak tatlandırıcılar göründükleri kadar kötü değildir.

Spor beslenme uzmanları, “Genellikle kalorisiz veya düşük kaloriye sahip olmaları ve/veya şekerlerden önemli ölçüde daha yavaş metabolize edilmeleri, kan şekeri seviyelerinin dengelenmesine yardımcı olurken, enerji alımına da katkıda bulunabilir” diye açıklıyor.

Aslında, birçok sağlık uzmanıyla konuştuğunuzda, şeker alternatiflerinin en azından şeker yüklü kültürümüzün panzehirinin bir parçası olduğunu tartışacaklardır. Günlük diyet enerjimizin %5’inden fazlasını şekerden tüketmememizi tavsiye ediliyor – ancak şu anda yüzde 12-15’ini tüketiyoruz. “Düşük kalorili tatlandırıcıların kullanımı burada devreye giriyor.”

Uzmanlar, düşük kalorili veya kalorisiz tatlandırıcıların, tadı korumaya yardımcı olurken şeker seviyelerini yönetmek için basit bir çözüm olabileceğini söylüyor. Bazıları, tatlandırıcı kullanmanın tatlı yiyecekler için isteklerini artırabileceğinden veya tatlandırıcıların iştah duyuları tarafından tanınmadığından ve bu nedenle kalori alımında genel bir artışa yol açabileceğinden endişeleniyor. Ancak, otuz yılı aşkın bir süredir yapılan araştırmalar durumun böyle olmadığını gösteriyor.

Ve şeker ikame etmeye değer. Başlangıç ​​olarak, vücudumuzun algılamada iyi olmadığı ekstra kalorileri tüketmemize yol açabilir ve bu da vücudu daha fazla yağ depolamaya teşvik eder. Şeker ayrıca dişlerimize de zarar verir ve yiyecekleri daha lezzetli hale getirdiği için çoğumuz şekerli yiyecekleri fazla yemeye meyilli olabiliriz.

Kilo alımının yanı sıra şeker, kardiyovasküler hastalık riskinin artmasına da katkıda bulunabilir. Ama sadece bizim sözümüze güvenmeyin. “Yüksek şekerli/yüksek yağlı bir diyet tüketmenin kilo alımını ve tip 2 diyabet gibi ilişkili sağlık koşullarını kötüleştirebileceği yaygın olarak kabul ediliyor.”

Hangi şeker takası? 

Alternatifler oldukça tatlı görünüyor. İşte bazı önemli oyuncular:

SÜKRALOZ Sükrozdan yapılan yapay bir tatlandırıcı, sofra şekerinden yaklaşık 600 kat daha tatlıdır, bu nedenle sadece küçük miktarlara ihtiyacınız vardır ve daha küçük miktarlar daha az kalori anlamına gelir. Isıya dayanıklı olduğu için fırınlanmış ürünlerde popülerdir – diğer birçok yapay tatlandırıcı ise yüksek sıcaklıklarda lezzetlerini kaybeder. Bu, lezzetli bir şey yapmak için fazlasına ihtiyacınız olmadığı anlamına gelir.

ASPARTAM Şekerden yaklaşık 200 kat daha tatlı olan bu yaygın tatlandırıcı, bazı BCAA içecekleri de dâhil olmak üzere çeşitli gıda ürünlerinde bulunur. Kanser riskini artırdığını iddia eden söylentilere rağmen, insan epidemiyolojik çalışmaları (hastalıkların popülasyon düzeyinde ortaya çıkışını inceleyen) böyle bir bağlantı göstermemiştir.

SAKKARİN yıllardır beri bilinen bu sıfır kalorili tatlandırıcı 200-700 kat sofra şekerinden daha tatlıdır. İlaçlardan reçellere kadar her şeyde ortaya çıkıyor.

XYLITOL Böğürtlen, mantar, huş ağacı kabuğu ve mısır kabuğu gibi bitkilerin liflerinden elde edilen bu doğal poliol, şekerin kalorisinin üçte ikisine sahip olduğu için bir şeker alternatifi olarak kullanılır. Ancak iyi emilmediği için çok miktarda tüketildiğinde müshil etkisi olabilir.

STEVIA Bu yeni nesil tatlandırıcı, Güney Amerika’da yetişen bir bitki olan Stevia rebaudiana’nın yapraklarından yapılır. Şekerden 300 kat daha tatlıdır, ancak kalori içeriğine rağmen sıfır kalorili olarak sınıflandırılır, çünkü çok fazla kullanmanıza gerek yoktur ve kan şekeri üzerinde hiçbir etkisi yoktur.

Yapay ve doğal

Düşük kalorili tatlandırıcılar güvenli kabul edilir, ancak düzenli kullanımlarını teşvik etmek veya caydırmak için sınırlı kesin kanıt var. Tipik olarak, tatlandırıcılar çay veya kahve gibi içeceklerde şeker alternatifleri olarak kullanılabilir, ancak kullanımları yaygın olarak şekerle zenginleştirilmiş herhangi bir yiyeceğe kadar genişletilebilir – örneğin, yoğurt, kuark, milkshake, yulaf lapası gibi. Tatlıya düşkün, kalori bilincine sahip kişiler için özellikle uygundur.

Bal veya akçaağaç şurubu gibi doğal tatlandırıcılar hızla sindirilir, kan şekerini yükseltir ve genel enerji alımına katkıda bulunur. Tersine, bazı düşük kalorili tatlandırıcılar, doğal muadillerinde bulunan vitamin ve minerallerden yoksundur. Kalori kısıtlamasının önemli olduğu durumlarda, düşük kalorili tatlandırıcılar faydalı olabilir. Aksi takdirde, sağlıklı ve dengeli beslenmenin bir parçası olarak doğal şekerler tüketilebilir.

Beslenme & Diyet

Hamilelikte sağlıklı beslenme ve egzersiz

Hamilelikte sağlıklı beslenme ve güvenli egzersiz yapmak, hem annenin hem de bebeğin sağlıklı gelişimi için büyük önem taşır.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak hizmet veren Op. Dr. Uzay Lebe, hamilelikte sağlıklı beslenme ve egzersizin önemini şu şekilde vurgulamaktadır:

“Hamilelik süresince dengeli ve sağlıklı bir diyet takip etmek, bebeğinizin ihtiyaç duyduğu besinleri almasını sağlar. Bu dönemde özellikle proteinvitamin ve mineral açısından zengin gıdalar tüketmek çok önemlidir. Örneğin, yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve protein kaynakları tercih edilmelidir. Ayrıca, yeterli miktarda su içmek ve kafein tüketimini sınırlamak da gereklidir.”

Dr. Uzay Lebe, hamilelikte güvenli egzersizin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, “Düzenli egzersiz yapmak, hamilelik sürecinde annenin genel sağlığını korumaya yardımcı olur. Özellikle yürüyüş, yüzme ve hamilelik yogası gibi egzersizler, annenin enerji seviyesini artırır ve doğuma hazırlık sürecini kolaylaştırır. Ancak, egzersiz yaparken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır. Örneğin, aşırı zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalı ve egzersiz sırasında vücudu dinlemek önemlidir.” diye sözlerine ekledi.

Hamilelikte kilo kontrolü de büyük önem taşır. Hızlı kilo alımından kaçınmak için porsiyon kontrolü yapmak ve düzenli aralıklarla yemek yemek önemlidir. Doktorunuza danışarak vitamin ve mineral takviyeleri kullanabilirsiniz. Özellikle folik asit, demir ve kalsiyum takviyeleri, bebeğinizin sağlıklı gelişimi için gereklidir.

Hamilelik sürecinde sağlıklı beslenme ve egzersiz yapmanın, hem annenin hem de bebeğin sağlığı için büyük önem taşıdığını belirten Dr. Uzay Lebe, “Bu dönemde doktorunuzun tavsiyelerine uymak ve düzenli kontrollerinizi aksatmamak, sağlıklı bir hamilelik geçirmenizi sağlayacaktır.” dedi.

Op. Dr. Uzay Lebe’nin değerli önerileri, hamilelik sürecinde anne adaylarına rehberlik edecek niteliktedir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz, hamileliğinizi daha rahat ve güvenli geçirmenizi sağlayacaktır. Unutmayın, bu özel dönemde kendinize ve bebeğinize iyi bakmak, gelecekteki sağlıklı yaşamınızın temelini atar.

OKUMAYA DEVAM ET

Beslenme & Diyet

Uzmanından yazlık sağlıklı beslenme önerileri

Öznur Adak yaz aylarında sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek, nasıl beslenmemiz gerektiği hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Diyetisyen Öznur Adak’ın yaz aylarında sağlıklı beslenmeye yönelik bu önerileri, hem genel sağlık hem de yaz dönemindeki özel ihtiyaçlar için önemli ipuçları sundu.

Özellikle artan sıvı ihtiyacımızı karşılamak için bol miktarda su ve sıvı gıda tüketmemiz gerektiğini belirten Diyetisyen Öznur Adak, yaz aylarında yaklaşık 2-2.5 litre sıvı tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, su, süt, ayran, kefir, çay, limonata ve meyve sularının bu ihtiyacı karşılamak için ideal olduğunu söyledi.

Sıcaklarda aşırı terleme sonucu vücuttan sodyum ve potasyum gibi minerallerin kaybedildiğine dikkat çeken Adak, bu durumun halsizlik, nabız zayıflığı, yorgunluk ve dolaşım bozukluğu gibi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Bu kayıpları önlemek için tuzlu ayran ve bol sebze ile meyve tüketilmesi gerektiğini vurguladı.

Asitli ve gazlı içecekler yerine daha sağlıklı alternatifler olan süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları, bitki ve meyve çaylarının tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Yaz aylarında besin zehirlenmeleri ve ishal gibi sorunlardan korunmak adına hijyen kurallarına özen gösterilmesi gerektiğini belirten Adak, yiyeceklerin pişirme ve saklama kurallarına dikkat edilmesini tavsiye etti. Et, süt ve sütlü ürünlerin tüketilmesinde güvenilir yerlerin seçilmesinin önemine dikkat çekti. Vücut savunma sistemini korumak için yoğurt, ayran ve kefir gibi gıdaların günde 2-3 su bardağı kadar tüketilmesini önerdi. Bu gıdaların ishalde de tedavi edici etkileri olduğunu ekledi.

OKUMAYA DEVAM ET

Beslenme & Diyet

Bayramda beslenme hataları yapmayın

Bayramın çeşit çeşit yemeklerin yapıldığı günler olduğunu söyleyen uzmanlar beslenme konusunda dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kurban bayramında sıkça yapılan beslenme hatalarına değindi ve doğru beslenme önerilerini paylaştı.

Keyifli bir bayram geçirmek için bu önerilere kulak verin!

Kurban bayramının, kişiler arası iletişimin yüksek olduğu, birbirinden güzel etli yemekler ile bolca karşılaşılan dönemler olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bayram dönemlerinde özellikle kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, diyabet ve mide hassasiyeti olan bireylerin, beslenme konusunda daha dikkatli olmaları gerekir.” dedi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, Kurban Bayramı’nın daha keyifli ve sağlıklı geçmesi için önerilerini şöyle sıraladı:

Meşrubattan alınan su, vücudun ihtiyacını karşılamaz!

Hava sıcaklıklarının 30 dereceyi bulduğu bu yaz günlerinde özellikle bayramda yolculuk yapacak olanlar için yeterli su tüketiminin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Unutmayın gazozdan, soğuk çaylardan, soğuk kahvelerden aldığınız su, vücudun ihtiyacını karşılamayacaktır. Ayrıca günlük en az 2 litre su tüketmek iştahınızı dengelemenize de yardımcı olacaktır.” dedi.

Eti kurban kesildikten hemen sonra tüketmeyin!

Et, uygun bir lezzet kazanması, sertliğinin geçmesi ve mide-bağırsak sorunlarına yol açmaması için kesimden sonra serin bir ortamda en az 4-5 saat bekletilmeli ve en az 24 saat sonra tüketilmelidir.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, etin bekletilirken poşet içinde tutulmaması gerektiği konusunda uyardı ve mümkünse geniş ve temiz bir kapta yan yana dizilerek soğumasının sağlanması gerektiğini söyledi.

Eğer et hemen tüketilecekse en azından kıyma olarak tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Yiğit, “Kıyma ve iç organlar 1-2 gün, küçük parçalara ayrılmış etler ise en fazla 3-5 gün dolapta saklanabilir. Et derin dondurucuda -18 derecede 4-6 ay süre ile saklanabilir.” şeklinde konuştu.

Eti ısı kaynağına çok yakın pişirmeyin, tabakta sebzelere yer verin

Etin odun ateşi veya mangalda pişirileceği durumlarda ise ısı kaynağı ile arasında en az 15 cm boşluk olması gerektiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Et ısı kaynağına çok yakın piştiğinde PAH dediğimiz kanserojen bileşenler oluşur. Etin yağının ateş kaynağına damlamamasına özen gösterilmelidir.” uyarısında bulundu.

Özellikle kurban bayramında et tüketimi daha yoğun olduğu için zeytinyağlı yemeklerin daha az tüketildiğini de sözlerine ekleyen Yiğit, “Ancak vücudumuzun özellikle de mide ve bağırsaklarımızın yorulmasını istemiyorsak, günün en az 2 öğününde mutlaka sebzelere yer açılmalıdır.” dedi.

Şerbetli tatlıları her gün  tüketmeyin!

Bayramların vazgeçilmezi tatlı tüketimine de değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir tatlı boğazınızı tatlılıktan yakıyorsa içeriğinde mısır şurubu barındırma ihtimali yüksektir. Bu dönemde ev yapımı tatlılar daha sık  tercih edilebilir. Eğer şerbetli tatlı tüketilecekse; yanında ayran bulundurmak porsiyon kontrolü sağlamanıza yardımcı olacaktır. Tatlı tüketiminde miktar ve gün sayısını sınırlamak, kilo kontrolünüzü sağlamanıza da destek olur. Sağlıklı ve Huzurlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle…”

OKUMAYA DEVAM ET

Trendler