Connect with us

Hastalık

İşlenmiş et demans riskini artırıyor

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Araştırmada sosis, kebap ve burger gibi yiyeceklerin orta ve ileri yaşlarda beyin sağlığını bozduğuna, işlenmemiş kırmızı etin ise demansa karşı koruyucu bir etki yaptığına dikkat çekildi.

İngiltere’de hastalıkların gelişimini izlemek için 2006’da “Biobank” adıyla bir proje başlatılmıştı.

Dört yıl içinde 40-69 yaş arasındaki yarım milyon gönüllünün kayıt yaptırdığı proje, 30 yıl süreyle bu kişilerin sağlık durumunun izlenmesini öngörüyor.

İşlenmiş eti demansla ilişkilendiren en kapsamlı araştırma

Leeds Üniversitesi’nin araştırmasında Biobank’ın verileri incelendi. Sekiz yıllık takipten sonra 2 bin 896 kişide demans tespit edildi.

Sonuçları American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan araştırma, işlenmiş eti demasla ilişkilendiren ilk geniş kapsamlı inceleme olarak değerlendiriliyor.

Araştırmadaki yüzde 44’lük ilave risk artışının günde 25 gram işlenmiş et tüketiminden kaynaklandığı belirtiliyor.

Bağımsız uzmanlar demans riskini bu kadar kesin verilerle açıklanmasına ihtiyatla yaklaşmak gerektiğini fakat verilerin genel olarak işlenmiş etlerin bir riski artırdığını ortaya koyduğunu söylüyor.

Araştırmada günde 50 gram işlenmemiş etin ise demans riskini yüzde 19 azalttığı ifade ediliyor.

İngiltere’de araştırmalar, ülkede ortalama işlenmiş et tüketiminin 25 gram, işlenmemiş et tüketiminin de günde 30 gram olduğunu gösteriyor.

Dünya genelinde demans yayılıyor

Leeds Gıda Bilimi Beslenme Fakültesi’ndeki araştırmaya öncülük eden Huifeng Zhang, “Dünya genelinde demans yayılıyor ve değiştirilebilir bir faktör olarak beslenme bunda rol oynuyor olabilir. Araştırmamız işlenmiş eti, bulaşıcı olmayan bir dizi hastalıkla ilişkilendiren bulgulara yenilerini ekliyor” dedi.

Sağlık durumları izlenen kişilerin hangi sıklıkta ne tür et tükettiklerini bildirdikleri araştırmada veganlık ve vejetaryenliğin demans riskini nasıl etkilediği konusunda herhangi bir veri bulunmuyor.

Araştırmada yüksek miktarda işlenmiş et tüketenlerin daha çok erkek, daha az eğitimli, sigar içen, kilolu, daha az sebze ve meyve yiyen fazla doymuş yağ tüketen kişiler olduğu belirtiliyor.

Bununla birlikte bazı bilim insanları yaklaşık 3 bin demans vakasının görece küçük bir örnek olduğuna dikkat çekiyor. UCL’den Prof Robert Howard, “Bu veriler, beni kahvaltıda domuz pastırması yemekten vazgeçiremez” dedi.

Demans İngiltere’de en fazla ölüme yol açan hastalıklardan biri. Hastalığın dünya genelinde 60 yaş üstü kişilerin yüzde 8’ini etkilediği tahmin ediliyor.

Hastalık

Omurilik darlığı yıllar içinde yayılıyor

Omurilik darlığı ve bel fıtığının farklı hastalıklar olduğunu söyleyen uzmanlar belirtilerinin de farklı olduğu konusunda uyarıyor.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, omurilik darlığı hakkında bilgi verdi ve tedavi yöntemlerinden bahsetti.

“Omurilik darlığında yürüme mesafesi giderek azalıyor”

Omurilik darlığının, genelde 65 yaş üzeri kişilerde görülen bir hastalık olduğunu ifade eden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre Ünal, “Bel fıtığı, disk denilen kıkırdak dokunun yerinden çıkarak bacağa giden sinirleri ezmesidir. Omurilik darlığı ise omurga kemiklerinin arasındaki bağ dokularını ve kemiklerin büyüyerek omuriliğin geçtiği kanalları daraltmasına verilen isimdir.” dedi.

Omurilik darlığı ve bel fıtığı belirtilerinin de birbirinden farklı olduğunu söyleyen Op. Dr. Emre Ünal şöyle devam etti:

“Bel fıtığı ani başlar. Ancak omurilik darlığı 5-10 sene içerisinde yayılır. Kalça ve bacaklarda ağrılar olur. En önemli farkı ise yürüme mesafesinin azalmasıdır. Hastalığın başında 10 dakika yüründüğünde bacaklara kramp girer. 5 sene içerisinde bu zaman dilimi 5 dakikaya, daha sonra da 3 dakikaya kadar düşer. Evde yüründüğünde bile bacaklara kramp girer. Bu nedenle hastanın dinlenmesi gerekir.”

Tedavi edilmezse felce neden olabiliyor

5-10 yıl öncesine kadar her omurilik darlığı vakasına vida takıldığını aktaran Op. Dr. Emre Ünal, “Artık böylesine büyük, hasta için riskli ve ağrılı geçen bir sürece ihtiyaç yok. Özenerek yapılan bir ameliyatla vida veya çivi takılmadan omurilik kanalı açılabiliyor. Bu ameliyat, mikroskop altında bel fıtığı ameliyatına benzer bir ameliyat. Hastalar 1-2 gün sonra taburcu edilir ve evlerine dönebilirler. Ameliyattan saatler sonra yürümeye başlayabilirler.” dedi.

Omurilik darlığında dikkat edilmesi gereken önemli bir noktaya değinen Op. Dr. Emre Ünal, “Hastalara ilk dönemde ameliyat önerildiğinde hastaların yüzde 90’ı ameliyat olmaz. Bu sebepten ötürü hastanın ileriki zamanları, onu felce kadar götürebilir. Erken tedavi omurilik darlığı için çok önemlidir. Eğer teşhis konulduysa ve yürüme mesafesi giderek azalıyorsa mutlaka beyin cerrahi uzmanına gitmeniz gerekir.” uyarısında bulundu.

“Omurilik darlığının ameliyat dışında kalıcı bir tedavisi yok”

Hastanın kalçasında ağrı veya yürüme mesafesinde bir problem, bacaklarda ağrı gibi bir bulguların olmadığı durumlarda MR’da görülen omurilik darlığının özel bir tedaviye ihtiyacı olmadığını da belirten Op. Dr. Emre Ünal sözlerini şöyle tamamladı:

“Ancak ağrılar oluyor, yürüme mesafesi azalıyor ve ilaç tedavisine de yanıt alınamıyorsa, bu durumda fizik tedavi de bu hastalığın çözümü olmayacaktır. Çünkü hiçbir fizik hareketi büyümüş kemikleri ve bağ dokularını küçültmez. Hatta tam tersine, hareket edildiğinde baskı artacağı için şikâyetler daha da artar. Bu hastalığın ameliyat harici kalıcı bir tedavisi yoktur. Bel fıtığından farklı olarak kendi geçebilen bir hastalık değildir. Fıtıkların yüzde 80 ila 90’ı kendiliğinden geçebiliyor. Omurilik darlığı ise zaman ve yaşlılığın getirdiği bir hastalık olduğundan büyüyen bağ ve dokular kendiliğinden küçülmeyecektir. Zamanla felç ve ihtiyaçlarını görememe durumuna kadar gidebilir.”

OKUMAYA DEVAM ET

Hastalık

Boğmaca ile oluşan öksürüğe dikkat

Dr. Orhan Köksal çocuklarda oluşabilecek öksürükte ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenlerle ilgili bilgi verdi.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Öksürük, solunum sisteminin aşırı sekresyon (salgı) ve yabancı maddelerden temizlemeye yönelik önemli savunma mekanizması ve koruyucu bir refleksi olarak da tanımlanır.

Öksürük pediatri polikliniğine başvuruların en sık nedenlerinden biridir.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Orhan Köksal, pediatride hekim ebeveyn iletişimin önemli olduğuna dikkati çekerek, “Öksürüğün problemli olup olmadığının anlaşılmasında birinci kilit nokta iyi alınmış bir hikayedir. Ayrıntılı öyküyü ebeveynler vermektedir.  Burun akıntısı, halsizlik, kırgınlık, ateş, genize doğru akıntı ile beraber öksürük varsa burada çoğunlukla neden, soğuk algınlığı, nezle, grip gibi viral üst solunum yolları enfeksiyonudur. Genize doğru akıntıyı azaltan ilaçlar 6 yaşından büyük çocuklarda kullanılabilmektedir. Krup ya da akut laringotrakeit genelde virüs enfeksiyonlarına bağlı gelişen ateş, burun akıntısı, seste kabalaşma, havlar tarzda öksürük, gırtlak altı soluk borusu kısmının ani daralmasına bağlı stridor denilen genelde nefes alırken olan hırıltı görülmektedir. Şikayetler gece ve sabaha doğru daha fazla olmaktadır. Tedavi, gerektiğinde soğuk buhar ve steroid tedavisini de kapsayabilmektedir. Astım öksürükleri gün içerisinde olabildiği gibi, gece uykuya daldıktan 1-2 saat sonra başlar ve giderek artar. Soğuk hava, kuru ve rutubetli hava ve eforla beraber öksürük görülebilmektedir. Viral üst solunum yolları enfeksiyonu sonrası şikayetler artabilir. Sık sık nefes alıp verme,  nefes verirken zorlanma ve hışıltı, göğüste çekilmeler olabilmektedir. Genellikle anne, baba, kardeş veya yakın akrabalarında astım, egzama, alerjik nezle gibi alerjik hastalık öyküsü vardır. Üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında 2-3 haftadan sonra devam eden öksürükler astım açısından incelenmelidir” ifadelerini kullandı.

Boğmacanın Bordatella pertussis adlı bir bakterinin yol açtığı bir alt ve üst solunum yolu hastalığı olduğuna dikkati çeken Uzm. Dr. Köksal, erken dönemde başlanan antibiyotiklerle öksürüğün kontrolünün sağlanabildiğini belirterek, en önemli önlemin aşılama olduğunu kaydetti.

Dr. Köksal, öksürük ile ilgli şu sorulara yanıt aranması gerektiği, nedenlerle açıklanamıyorsa diğer nadir görülen nedenler yönünden incelenmesi gerektiğini sözlerine ekledi:

  •     Öksürük ne zamandan beri var?
  •     Öksürüğün şiddeti, sıklığı nedir? Ne kadardır sürüyor?
  •     Niteliği nedir?  Balgamlı mı? Değil mi? Kesik kesik mi?  Kuru öksürük mü?
  •     Günün hangi vaktinde daha çok oluyor. Gece uykudan uyandırıyor mu?
  •     Tetikleyen bir durum var mı? (Oyun oynadıktan sonra, beslenme sonrası, soğuk havaya geçince gibi)

OKUMAYA DEVAM ET

Hastalık

Havuz ve deniz keyfine gölge düşmesin

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte serinlemek amacıyla kendimizi sık sık deniz ve havuzun serin sularına bırakıyoruz.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, dış kulak yolunun ıslak kalması dolayısıyla enfeksiyonlara açık hale geldiğine dikkati çekti. Kulağın kuru kalmasının önemli olduğunu belirten Dr. Atmış, “Bunun için dikkat edilmesi gereken en önemli kural ise yüzdükten veya banyodan sonra kulakta oluşan ıslaklığı dışarıdan yumuşak bir havlu veya bez ile kurutmaktır. Ayrıca gerekirse 30 santim uzakta tutulan düşük ayarlı saç kurutma makinesiyle de kulağı kurutmaya destek olunabilir” dedi.

Kulak enfeksiyonları dış ve orta kulak enfeksiyonları olarak ayrı ayrı ele alındığına dikkati çeken Dr. Esin Özlem Atmış, kulak zarından kulak kepçesine doğru uzanan alanda oluşan enfeksiyonlar dış kulak yolu enfeksiyonları olarak nitelendirildiğini belirtti.

Yaz aylarında daha yaygın görülen bu hastalığın dış kulak yolunda ve kulak kepçesinde yerleşen zararlı mantar veya bakteriler nedeniyle oluştuğuna işaret eden Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, “Özellikle hijyeni iyi sağlanamamış havuz veya kirli deniz sularında bu mikroorganizmalara daha çok rastlanır. Bu nedenle hastalık yaz mevsiminde oldukça sık görülür. Tedavi edilmeyen dış kulak yolu enfeksiyonları; kemik iltihabı, yüz felci, beyin zarı iltihabı, beyin apsesi gibi beyin ile ilişkili ciddi sorunlar oluşturabilir. Dolayısıyla kulak kepçesinde dokunulmayla oluşan ağrı, kulakta tıkanıklık ve işitmede azalma gibi şikayetler başladığında gecikmeden hekime başvurmak çok önemlidir” diye konuştu.

KULAK ENFEKSİYONUNA KARŞI 6 ETKİLİ ÖNLEM!

Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, yaz aylarında dış kulak yolu enfeksiyonundan korunmanız için almanız gereken önlemleri şöyle sıraladı:

  • Kirli veya temizliğinden şüphe duyduğunuz sularda yüzmeyin
  • Doktorunuz önerdiyse, yüzerken su geçirmeyen kulak tıpalarından faydalanın.
  • Yüzdükten sonra mutlaka duş alın
  • Duş sonrasında kulaklarınızı iyi kurutmanız gerekiyor. Dış kulağınızı asla kulak pamuğu gibi materyaller ile temizlemeye çalışmayın. Dışarıdan yumuşak bir havlu veya bez ile kurutun. Gerekirse, kulağınızdan 30 santim uzakta tuttuğunuz düşük ayardaki saç kurutma makinesiyle kurutmaya destek olabilirsiniz.
  • Buşon (kulak kiri) probleminiz varsa tatil öncesinde kulak temizliği için kulak, burun ve boğaz uzmanı bir hekime başvurun.
  • Kulağınız kaşındığı zaman tırnaklarınızı dış kulağınız ile temas ettirmeyin. Zira yabancı sert bir cisimle kaşımak da kulağı enfeksiyona açık hale getiriyor. Çok kaşıntı olması durumunda parmağınızı dış kulak kıkırdağına bastırarak kaşımanız daha güvenli olacaktır.

OKUMAYA DEVAM ET

Trendler