Connect with us

Sağlık

Aylardır randevu alamıyoruz

Çözüm platformu Şikayetvar’a ulaşan şikayetlerin sayısı son bir haftada yüzde 165 arttı. Platformun paylaştığı verilere göre, Sağlık Bakanlığı şikayetleri de bir önceki haftaya göre yüzde 39 artış gösterdi.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

2010 yılından bu yana hizmet veren Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ne (MHRS) gelen şikayetler her geçen gün artıyor. Çözüm platformu Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre MHRS ile ilgili gelen şikayetler son bir haftada yüzde 165 artış gösterdi. Hastalar aylardır ilgili bölüme randevu bulamamaktan şikayet ederken, çözüm beklentilerini Şikayetvar üzerinden duyurmaya çalışıyor. Platform tarafından açıklanan verilere göre Sağlık Bakanlığı şikayetlerinin de son bir haftada yüzde 39 arttığı gözlemleniyor.

Bakanlık onaylı randevu sistemini hayata geçirdi

Öte yandan Sağlık Bakanlığı gerçekleştirdiği yeni düzenlemeyle bu sorunu çözmeyi amaçlayarak “onaylı randevu sistemi”ni hayata geçirdiğini açıkladı. Yeni uygulamada hastalardan randevu tarihinden bir gün önce saat 20.00’ye kadar onay isteniyor. Randevu onayı www.mhrs.gov.tr internet sitesi ve ALO 182 çağrı merkezi üzerinden verilirken; onay vermeyenlerin randevusu iptal ediliyor. Onaylı randevu sisteminde, randevuların iptal edilmesinin ardından boş kalan kapasite sistem üzerinden randevu alamayan ancak talep bırakan hastalara devredilecek.

Platforma konuyla ilgili ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı:

Doktor mu bitti?

“Merhabalar Kocaeli Gebze Fatih Devlet Hastanesi göz polikliniği polikliniğinden hem çocuk hem de yetişkin için randevu alınmıyor. Talep oluşturdum açıldı ama bilgilere ulaşılmadı. Sistem açık gibi gösterse de kayıt bulunamadı diye uyarı verdi. Lütfen çözüm. Doktor mu bitti? “

MHRS’ye saat başı bakmaktan yoruldum

“MHRS’den dermatoloji ve diş bölümü için aylardır randevu almaya çalışıyorum ancak randevu bulunmuyor. O kadar çok doktor varken randevu bulunmaması anlaşılır değil. Her saat başı MHRS’ye girip bakmaktan yoruldum. İnsanları bu kadar zor durumda bırakmamanızı rica ediyorum. Bir an önce bu randevu sistemine bir çözüm bulunmasını talep ediyorum.”

Bu nasıl sistem?

“37 haftalık hamileyim. Bir hafta önce kontrole gittim ve doktorum her hafta gelmemi söyledi. Ancak şu anda aynı branştan randevu 15 gün sonraya kadar alamıyorum. Bu nasıl bir sistem? Benim her hafta muayene olmam gerekiyor. Bu sorunun çözülmesini talep ediyorum. Böyle bir durum kabul edilemez.”

3 aydır randevu alamıyorum

“3 aydır cildiye randevusu alamıyorum. ‘Aradığınız randevu bulunmamaktadır.’ şeklinde bir yazı çıkıyor. Bir an önce çözülmesini talep ediyorum. Bu nasıl bir sistemdir anlamış değilim, 3 aydır her gün gece gündüz randevu alamıyorum. Böyle bir durum kabul edilemez. Lütfen acilen bu durumu çözünüz.”

Ne MHRS’den ne de 182’den randevu alamıyorum

“Gerçekten bu yeni sistemi çok düşündünüz mü? Siz kimsiniz ve birinin adına neden karar veriyorsunuz? Randevudan sonraki 15 gün olayı nedir? Kim açıklayacak, bize bunu neden mağdur ediliyoruz? Siz neye göre kime göre böyle bir sistem yaptınız! 21 Mayıs’ta randevum vardı tekrar almam gerekiyor ama ne MHRS ne de 182 ‘den alamıyorum. Umarım en kısa zamanda şikayetleri dikkate alıp bu durumu düzeltirsiniz. Çünkü kimse sizin sonunu düşünmeden hareket ettiğiniz kararlara uymak zorunda değil.”

Yazıklar olsun böyle sağlık sistemine!

“Kayıt yapan asistanlar çok egolu, düzgünce hiçbir şeyi anlatmaya veya yardımcı olmaya çalışmıyorlar. MHRS’den 01:20’de aldığım randevumda saat 1:30 olduğunda doktorlar daha yeni gelmeye başlıyor. Bu nasıl bir randevu sistemi? İnsanların sağlığına bu kadar mı önem verilmiyor? Artık Türkiye’de okula gitmem gerekiyor. Ben günümü ona göre planlıyorum. Yazıklar olsun böyle sağlık sistemine.”

Bu nasıl bir sorumsuzluk?

“Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde randevum vardı. Sabaha kadar randevumun gözüktüğünü görmeme rağmen, hastaneye geldiğimde randevumun iptal edildiğini söylediler. Bu nasıl bir sorumsuzluktur? Üstelik ‘sistemde gözükmediniz’ diyorlar. O zaman nasıl oluyor da bana SMS ile bilgi geliyor ‘Randevunuz bulunmaktadır’ diye? Ben şimdi dahiliye bir saat boyunca randevumu bekleyeceğim. İnsanlar randevularını iptal etmeden gitmiyorlar diye ceza yazılıyorsa, o zaman sizler de ceza almalısınız. Bizler çalışıyoruz ve zar zor izin alıp geliyoruz. Bu konunun dikkate alınmasını istiyorum.”

Kızım havale geçirecek diyorum “Yapacak bir şey yok” diyorlar

“Yalova Devlet Hastanesi’ne MHRS üzerinden çocuk doktoru için randevu aldım. Yeni bir sistem çıkmış, onay istiyormuş; muhtemelen anlamadan onay vermişim. Daha sonra küçük kızım düştü ve acil olarak onunla ilgilenmek zorunda kaldım, bu yüzden muayeneyi iptal etmek zorunda kaldım. Şu anda çocuğumun ateşi 39.5 ve onu acile götürdüm, çocuk doktorunun görmesi gerektiğini söyledim. Ancak 3 Haziran’a kadar randevu alamıyorum. Böyle bir sistem anlaşılır gibi değil. Kızımın havale geçirme riski olduğunu söylüyorum, fakat ‘yapacak bir şey yok’ yanıtını alıyorum; iptal etmeme rağmen yeni bir randevu alamıyorum. Çocuk doktorunun bulunmadığı yan branşlar var, her branş mevcut ancak çocuk doktoru yok. Çocuğum 6 yaşında ve havale geçirebilir. Bu durum karşısında devletimizden beklenen ilgi ve alakayı görememek üzücü. Özel hastanelere yönlendiriliyor gibi hissediyorum; sanki maddi imkanın yoksa başka çaren kalmıyor.”

Uygun randevu bulunmuyor

“Yazın başından beri İstanbul Devlet Hastaneleri’nden göz hastalıkları için randevu almaya çalışıyorum ama bir türlü alınmıyor. Uygun randevu bulunmuyor. Talep oluşturuyorum bildirim gelmiyor. Her yolu denedim, hastaneyi aradım, MHRS’den almaya çalıştım. Sürekli uygun randevu yok deniyor.”

Hastalık

Bayram’da çocukların ağız sağlığına dikkat

Bayram tatilinde çok dikkat edilmesi gereken iki konu ön plana çıkıyor.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Önümüzde kalabalık misafirliklerle geçecek, uzun süredir görüşemeyen minik kuzen ve arkadaşların buluşmaları ile hareketli oyun ortamlarının oluşacağı, çürük yapıcı şekerli atıştırmalıkların, içeceklerin ve tatlıların bolca tüketileceği uzun bir bayram tatili var. “Isınan havaların da oyun parklarında geçirilen zamanı ve dondurma tüketimini arttıracağını göz önünde bulundurduğumuz zaman bayram tatilinde çok dikkat edilmesi gereken iki konu ön plana çıkıyor” açıklamasında bulunan Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir “Diş kırılmaları, dudak yarılmaları gibi problemlerle sonuçlanabilecek kazalar ve çürük riskinde artışa dikkat diyerek dikkat edilmesi gereken diğer hususları şu şekilde sıraladı;

Bayram tatili boyunca yaşanabilecek ve ağız-çene bölgesindeki dişleri, dişleri çevreleyen sert ve yumuşak dokuları etkileyebilecek tüm kazalarda yapılması gereken acil müdahalelerde yol gösterici olması açısından ‘ToothSOS’ isimli telefon uygulaması mutlaka tüm ebeveynlerin telefonlarında bulunması gerektiğini belirtmeliyim. ‘ToothSOS’ herhangi bir ticari kaygı gütmeyen, Uluslararası Dental Travmatoloji Derneği tarafından hazırlanan ve sürekli güncellenen bir uygulama ve hem android hem IOS işletim sistemlerinden kolayca erişim sağlanabiliyor.

ToothSOS uygulamasında ‘Dişim Yaralandı’ ve ‘Diş Yaralanmaları Nasıl Önlenebilir’ seçenekleri bulunmaktadır. ‘Dişim Yaralandı’ linkine giriş yapıldığında, ebeveynleri, travma kaynaklı oluşabilecek hasarları fotoğraflarla açıklayan bir ekran karşılar. Mevcut travma görüntüsüne benzer olduğu düşünülen travma linkine giriş yapıldığında ise, çocuk diş hekimine gidene kadar geçecek olan süreçte yapılması gereken acil müdahaleler için bilgilendirmeler yer alır. ‘Travma anı ile diş hekimine gidilen süreç arasında harcanan zaman ne kadar kısa olursa, uygulanacak olan tedavinin başarı oranı o kadar yükselir, travmaya bağlı oluşabilecek kalıcı hasarların oranı ise düşer.’

Dişin tamamen yerinden çıkması veya diş sert dokularında kırık oluşması halinde; dış ortamda kalan dişin veya kırık diş parçası, diş hekimine gidene kadar geçen süreçte, su veya sütte muhafaza edilmelidir. Yerinden çıkan dişin eski konumuna yerleştirilebileceği, kırık diş parçasının ise yapıştırılabileceği göz önünde bulundurularak; ulaşılabilen diş parçaları eksiksiz olarak diş hekimine iletilmelidir.

Şekerle tatlandırılmış gıda ve içecekler, dişlerde çürük oluşması riskini arttırır. Ağızda var olan diş çürüklerinin ise hızla ilerlemesine sebep olur. Gazlı içeceklerin yapısındaki asitin, şekerli içeceklerin ağız içinde çözünmesi ile ortaya çıkan asite göre, diş minesi üzerinde daha yıkıcı bir etkiye sahip olduğunu vurgulamak gerekir. Meyveli sodalar, kutu meyve suları, hazır kahveler, enerji içecekleri gibi içecekler çocuklarda, ağızdaki çürük yapan bakteriler için önemli bir besin kaynağı olan şekeri yüksek oranda içerir. Özellikle, bayramlar gibi, özel günlerde; her misafirlikte şeker, lokum, çikolata gibi çürük yapıcı atıştırmalıkların da sıklıkla tüketilmesi diş çürükleri için risk oluşturur.

Her atıştırmalık tüketiminden sonra çocukların ağızlarını suyla çalkalamaları veya bolca su içmeleri sağlanmalıdır. Mevsim meyvelerinin de şeker içerdiği unutulmadan, ara öğünlerde yapılan atıştırma sıklığı mümkün olduğu kadar azaltılmalı; krokanlı, emilerek uzun sürede tüketilen, yapışkanlığı sebebiyle diş yüzeylerinden uzaklaştırılması güç olan şekerli atıştırmalıklardan kaçınılmalı; sabah ve akşam yapılması gereken diş fırçalamasına ek olarak, gün içinde de dişlerin ‘mutlaka ebeveyn kontrolünde’ fırçalanmasına özen gösterilmelidir.

OKUMAYA DEVAM ET

Haber

Güneşten doğru şekilde korunun

Güneşin yaşam kaynağı olduğu kadar insan cildi için ciddi yan etkileri de olduğunu vurgulayan Dermatoloji Uzmanı Dr. Perihan Aladağ Öztürk, güneşten doğru bir şekilde korunarak bu yan etkilerin gelişiminin engellenebileceğini belirtti.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Bursa Çekirge Devlet Hastanesi’nde görevli Dermatoloji Uzmanı Dr. Perihan Aladağ Öztürk, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte güneş ışınlarına maruz kalma sonucu ciltte oluşabilecek yan etkilere karşı vatandaşları uyardı. Güneşe doğrudan maruz kalınması durumunda ciltte yaşlanma, güneş lekeleri, güneş alerjisi, güneş yanıkları ve deri kanseri gibi durumların yaşanabileceğini dile getiren Uzm. Dr. Öztürk, “İşte bu noktada güneşten korunmanın önemi devreye girmektedir. Güneşten doğru bir şekilde korunarak bu yan etkilerin gelişimini de engelleyebiliriz” dedi.

Bu doğrultuda güneş ışınlarının en dik geldiği saat 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca güneşte bulunmaktan kaçınılması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Öztürk, “Sonrasında cilt tipimize uygun en az 30 koruma faktörü içeren güneş koruyucumuzu yaz, kış fark etmeksizin güneşe çıkmadan 20 ya da 30 dakika önce yeterli miktarda uygulayıp her iki, üç saatte bir yenilemeliyiz. Bunun yanında mutlaka şapka, güneş gözlüğü ve gerekli durumlarda şemsiye kullanmalıyız” şeklinde konuştu.

ÇOCUĞUNUZU MUTLAKA KORUYUN

Çocuk çağında gelişen güneş yanıklarının ileri yaşlarda deri kanserine davetiye çıkardığına dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, çocuklar için de şapka, güneş gözlüğü ve çocuk cildine uygun mineral filtreli güneş kremleri kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

OKUMAYA DEVAM ET

Genel

Kan bağışçısı 19 yaşından gün almalıdır

Kan bağışı yapmanın kalp ve karaciğer sağlığını desteklediğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Serkan Ocakçı, kan vermenin önemine ve sağlık açısından faydalarına dikkat çekti.

Maksat Sağlık

Yayınlandı

:

Tarafından

Dünya çapında yaklaşık 120 milyon kan bağışı toplandığını vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Serkan Ocakçı, toplanan kanın yüzde 40’ının gelişmiş ülkelerde elde edildiğini, dünya nüfusunun yüzde 16’sına tekabül ettiğini söyledi.

Kan bağışı hem hastalara verilecek;  kan, kan ürünleri olan kırmızı kan süspansiyonu, plazma, trombosit için gerekli olduğu gibi hem de kandan üretilen immunoglobulin ve pıhtılaşma faktörleri gibi ilaçlar için de gerekli olduğunu vurgulayan Dr. Ocakçı, kan alma yöntemleri ile kan vermek için yaş sınırı ve kimlerin kan verebileceğine yönelik açıklamalarda bulundu.

KAN ALMA YÖNTEMLERİ 

“Kan bağışında vericiden iki farklı yöntemle kan alınabilir” diyen Dr. Serkan Ocakçı, “En sık uygulama kola uygulanan damar yolundan kan torbasına 10-15 dakika süren kan bağışıdır. Bir diğer yöntem ise vericinin aferez cihazı adı verilen makinaya bir kan seti ile bağlanarak seçilmiş kan ürünlerinin alınmasıdır. Bu yöntem daha etkili kan ürünü elde edilmesini sağlar” dedi.

YAŞ SINIRI KAÇTIR?

Bağışçının 19 yaşından gün almış olmalı, 66 yaşından gün almamış olması gerektiğini belirten Dr. Ocakçı, “İlk kez kan verecek olan bağışçı ise 61 yaşından gün almamış olmalıdır. 70 yaşından gün almamış düzenli kan bağışçısı, kan bağış merkezi doktorunun onayı olmak şartıyla, yılda en fazla 1 kez olmak üzere kan bağışlayabilir.  Tam kan bağış sıklığı erkeklerde 90 günde birdir. Kadınlarda bağış aralığı 120 günde birdir.  Yılda bir defayı geçmemek ve hekim onayı olmak kaydıyla, 2 bağış arası en az 2 ay olabilir. Aferez yöntemi ile bağışçıdan daha sık kan ürünü elde edilebilir. Aferez yöntemi en çok trombosit bağışlarında kullanılır. Bağışçıdan 48 saat ara ile tekrar trombosit aferezi yapılabilir. Haftada iki işlemi, yılda ise 24 bağışı geçmemek gerekir. Hemoglobin değerleri kadınlarda en az 12,5 g/dL, en çok 16,5 g/dL, erkeklerde en az 13,5 g/dL, en çok 18 g/dL olmalıdır. Kan basıncı pek çok etkene bağlı olarak değişmekle birlikte esasen büyük tansiyon en az 90 mmHg, en çok 180 mmHg ve küçük tansiyon en az 60 mmHg, en çok 100 mmHg olmalıdır. Bağışçı en az 50 kg olmalıdır.” diye konuştu.

KİMLER KAN VEREBİLİR? 

Bağışçıların sağlıklı olması gerekir. İnsulin kullanan diyabet hastaları veya ilerlemiş diyabet hastaları bağışçı olamayacaklarının altını çizen Dr. Ocakçı, “Kan yoluyla bulaşan HIV, Hepatit B,C  gibi hastalıkları olanlar bağışçı olamazlar. Bağışçılar kan bağışı öncesi detaylı olarak değerlendirilir ve en ufak bir şüphede reddedilir. Ayrıca alınan kan örneklerinden kan sayımları, bulaşıcı hastalık tetkikleri yapılır. Modern teknolojiler sayesinde kan alımı nedeniyle olan bulaşıcı hastalık riski milyonda bir bağış civarına gelmiştir.  Kan bağışında bulunmak bağışçıyı fiziksel ve ruhsal olarak rahatlatır. Bağışçılar kendilerini daha iyi hisseder ve mümkün oldukça düzenli kan bağışı yapmak isterler” dedi.

OKUMAYA DEVAM ET

Trendler